Hoşgörü
9 Mart 2010 Salı
Saygı, sevgi ve hürmet ile hepinize merhaba. Yaklaşık 1 ay sonra yeni yazımla birlikteyiz. Umarım yazılarımla kimseyi kırmamışımdır. Şayet kırdım ise herkesten özür dilerim. Amacım kimseyi kırmak değil; naçizane bir şekilde görüşlerimi bilgilerinize sunmaktır.
Sizlerden ayrı kaldığım bu süre zarfında aramızdan iki büyüğümüz daha hakkın rahmetine kavuştu. Her ikisine de yüce Rabbimden rahmet ister; yakınlarına başsağlığı dilerim. Mekanları cennet, kabirleri pür nur olur inşallah. Gerek bu cenazelerde bir araya geldiğim hemşehrilerimin bir kısmının tavırlarından, gerek se sitemizde yer alan anketimize katılan bir kısım insanımızın yazılarından hala hoşgörüsüz olan insanlarımız olduğunu gördüm. Hala insanımızın bir kısmının gelişmemek için elinden geleni yapmakta olduğunu gördüm. Ve bu duruma inanın çok üzüldüm. Emin olun bu çabayı doğru yolda yapsalar o zaman kimse bizim bileğimizi bükemez. Ben ve diğer yazar arkadaşlar burada sorunlarımızı paylaşmak, fikir alış verişinde bulunmak ve istişare yapmak için yazılar yazıyoruz. Eleştirilere açığız ve saygı duyarız. Ama çok katı görüşlerle karşılaşıyoruz. Hatta içlerinde o kadar katı yorumcular var ki bizi neredeyse vatan haini ilan edecekler. Bizi derken şahsımızı değil dışarıda yaşayan bütün hemşehrilerimizi. Biz dışarıda yaşıyormuşuz.Oraya karışmamalıymışız. Kimsenin akıla ihtiyacı yokmuş….v.b. gibi yorumlar ile bizlerin şevkini kıracaklarını zannediyorlarsa çok yanılırlar. Biz gerçek OTLUKBELİLİYİZ. Kimse bizim memleket sevdamıza laf edemez. Dil uzatamaz. Bu şekilde sert eleştiri yapan şahısları önce ıslah olmaları için Allah’a sonra da sizlere havale ediyorum.Orada sürekli yaşamasak da gönlümüz, çalışmalarımız ve dualarımız her zaman orada. Bu çok bilmiş arkadaşlar Fatih Sultan Mehmet’inde İstanbul’dan oraya 200.000 askerle ve tam 2 ay da gittiğini unutmasınlar. Ne için gitmiş oraya? Tabi ki Osmanlı Devletini büyütmek, dirliği ve düzeni sağlamak için. Bu dışarıda yaşayanları eleştiren ve yok sayan arkadaşlar Fatih Sultan Mehmet hazretlerini de eleştirsinler o zaman. Ne işi varmış orada? Ne güzel Topkapı sarayında keyif çatmak varken taaa oraya niye gitmiş?
Lütfen artık kendimize gelelim. Sayın Zakir UZUN abimin yazısında belirttiği gibi 2010 yılını da heba etmeyelim. Sayın Selçuk TEKTAŞ kardeşimin yazısında dediği gibi örf ve adetlerimize sahip çıkalım. Pırıl pırıl yetişen gençlerimize iyi örnek olalım. Şu senciliği benciliği bir kenara bırakalım. Siyasetçilerin fikirlerine, tüccarların emeklerine saygılı olalım. Hep bir olalım,birlik olalım.
Yazımın sonunda bu yazdıklarımın hiç kimse tarafından yanlış anlaşılmamasını ve amacımın sadece insanlarımızı HOŞGÖRÜ’ye davet etmek olduğunu bilmenizi rica ederim.
Saygılarımla
İhsan YILDIZ